erzurumsevdalisi.sitemynet.com
DADAŞIN ANA SAYFASI | ERZURUM TARİHİ VE KÜLTÜRÜ | ERZURUMDA KÜLTÜREL GİYİM | ERZURUMUN DAMAK TADI | ERZURUM LEHÇESİ VE ŞİİRLERİ | AŞIKLIK GELENEĞi | AŞIK NUSRET SUMMANİOĞLU | ERZURUM FOTO ALBÜMÜ | iZ BIRAKANLAR | ERZURUM FIKRALARI VE DEDİKODULAR | İSLAMİYET | GÜZEL MENKIBELER | SiZLERDEN GELENLER | ERMENİ SOYKIRIMI | ÖNERDİĞİM SİTELER

ERZURUM FIKRALARI VE DEDİKODULAR



CENAZE NAMAZI

Zamanın Diyanet İşleri Başkanı Ömer Nasuhi Bilmen Hoca Erzurum'a gelmişken okuduğu medreseyi de ziyaret etmek ister ve Şeyhler medresesine gider. O sıralarda da Naim Hoca hem Şeyhler Camiinde müezzinlik yapmaktadır hem de yanındaki medresede talebe okutmaktadır. Uzun ağızlığına cıgarasını takmış, bir ayağını uzatmış, Hocanın verdiği selamı "elesine" almıştır. Gelen başında biraz bekleyince:
-Gurban adın bağışla, der Naim Hoca.
Başında bekleyen:
-Ömer Nasuhi
Naim Hoca'da jeton düşer gibi olur.
-Bülmeni de var mi?
-Evet. Naim Hoca yerinden fırlar ve Ömer Nasuhi Hocanın eline uzanırken:
-Buyurun ceneze namazına, der.


ELLEM GULLEM

Rahmetli Naim Hoca camide vaaz verirken ,sırtını duvara ya da direğe dayayıp
uyuyanlara kızar , sağ işaret parmağını sol dirseğine getirip şöyle dermiş :
-Müslüman ahan bele gedayıf dolmalarıni götürirsiz, gelir camide de hır hır
uyursiz, hele gahın uşah,gahın, ellem gullem etmeyin.


SEVAP

Tamam işte o bankamatik var ya, ona gidir bir kart sohirsan. sonra birgaç numara yazirsan. Eğer daha önce para yatırmışsan maçina hemen istediğin parayı verir. Yoh daha önce para yatirmamişsan maçina sana deyir ki:
-Sen ne parasi yatırdın ki şimdi benden isdirsen?
İşte sevap da buna benzer. Eğer bu dünyada sevap yaparsan, öbür dünyada garşan gelir. Yapmazsan, heç bir şey bekleme...


BENNEN YATIP
Teravih namazı sırasında gürültü yapan ve hocadan evvel veya sonra secdeye varan; caminin mahfel denilen üst kısmındaki kadınları şöyle uyarır Hoca:
-Mahfildeki garılar. Ele kendi başıza tek tek yatıp galhmak yok. Bundan sonra bennen yatıp, bennen bereber galhacahsız!


DUA

Erzurumspor yenilirse küme düşecek, berabere kalır ya da yenerse ligde kalacaktır. Hoca'dan dua etmesini isterler:
-Hocam bi dua et de takım yensin, heç degilse berabere galsın.
Hoca dua eder. Maçın 90 dakikası berabere biter ama Erzurumspor uzatmalarda bir gol yer ve küme düşer. Taraftarlar:
-Ne biçim dua ettin" diye Hoca'ya çıkışırlar. Hoca:
-Ula uşah ben 90 dekke için dua ettim. Ne bülim haçem uzadacah.


NAİM HOCANIN KIZI

naim hoca birgün vaaz sırasında cemaata yüklenmiş...
ola karılarıza kızlarıza geydirirsiz mini etekleri kapıya salırsiz..ayıptır günahtır..
bunun üzerine cemaattan biri dayanamıyor
ya hocam senin kızında giyiyor demiş..
hoca : ya kitapsızada yakışıyor demiş.

000020.gif

- ŞUKUFE İLE HEZİYE TEYZENİN BEŞ ÇAYI MUHABBETİ -

Heziye Teyze:Gız şükufe gız anam geçen fodalora geddimde ne hörmet ne bişe..Gız anam bele insanlığ olirmi gız bi çay getirdiler one one imamın südügü gibi hele gız şeker getirdi kırtik kırtik one cimruluğ anlamirem gız...vış ele ikram olirmi..

Şukufe:He gızanam he geçende ben gettim bi govmadığlari galdı..Bele ele ğoyret ğoyret bağirlerki gız anam anlamirem vallağ ben bi örnek alem dedim etmadığını bırağmadı vallağ çoğ gızdım bidaha gidirsem mahallenin pisigi gibi gındılllanem...vallağ getmem ...

Heziye teyze:Gız anam geçen senin oğlanın düğünü oldiye onda bana diyirki gız şukufenin oğlunun düğünü oldi ele gelinine bir altın tağti one incaluğ şaşdım galdım bele yüzük olirmi dedi..vallağ ben onun yalancısıyım..

Şukufe:Yoğ gız anam yoğ yalan atir ben celinime ele bele altın tağmadım ağırlığından nerdeyse yığılirdi..hep yalan atir ben bilmiremmi onun gızına verdığı cehizi ben diyirem mi neler goyduğuni gız gızına ele bir entarilik gumaş goymişki bizim mırıge tağmassın ben diyiremmi demirem ...Hep dedigodiye gezir..

Heziye teyze:He gız anam he vallağ ben anlamadım saten oni naıl isan bilmirem yazığ yediğı aşa ona yazığlar olsun ...Emekli ğıdır emmiyi tüketti o adama yazığlirem o adam eridi iprandi...hayvağ hay nasıl insan anlamirem gız neyse ben cidirem ağşama çotutu pancari yapacam herif gelsinde yesin ağşama gadderen adam yorulir yazığ bizim herife...

000020.gif

SAAT GIRH

Çarşıda Erzurumlu bir kadın önden giden hamala bağırmış:
"Hamal emi, hamal emi saat gaç?"
Hamalın zaten canı sıkkın:
"Saat gırk!"
"Torpak başşan! Heç saat gırk ola!"
O da kadının ağzının payını vermiş:
"Heç hamalda saat ola!"

GARDAŞ ISLIĞI BEN ÇALARAM

Duvarcı ustası, tuğlayı, taşı yerine koydu mu iki adım geriye atıp marifetine ıslık çalarmış...
İnşaat sahibi bakmış iş yürümüyor, ustaya seslenmiş:
"Gardaş sen duvarı ör, ıslığı ben çalaram!"

ALLAH DA SENİ PAYLAYA

Dürdane Hanım saf bir kadın, etliye sütlüye karışmaz, ama lafın nereye gideceğini bilmezmiş...
Bir gün, hamamda kendisini yıkayan gelinine teşekkür etmiş:
"Kızım sen beni payladın, Allah da seni paylasın!"

YUSUF HEP YALAN SÖYLİR

Mehmet Ağa'ya sormuşlar:
"Yusuf'u mu seversin, Asım'ı mı?"
"Yusuf'u!"
"Niye?"
"Asım bir yalan söylir, bir doğri; Yusuf hep yalan söylir, beni yormir!"


SUÇUMUZ NE Kİ!

Tebriz kapısında aşağı inende, bir kamyon gelip yolun ortasında durmuş, şoför atlayıp taşı ön tekerleğinin önüne yerleştirmiş, trafik polisi yetişmiş:
"Burada durulur mu?"
"Aman ağabey, gurban olim, sahın teprenme, zor durmuşam, frenler dutmir!"
"Frensiz araba olur mu, üstelik farlardan biri de kırık!"
"Ağabeg, daş sıcradı, gırdı!"
"Ver bakalım ruhsatla sehliyetini..."
"Ne ruhsatı? Ağamın ehliyetini beraber gullanırih, ben de değil!"
"Tu Allah belanı vermeye, ver 500 lira ceza defol!"
"Dadaş" boynunu bükmüş:
"Ayahlaran gurban olim ağabeg, aham 500 lira vermesine verem de, sucumuz ne oni anniyah!"

OKUDUKCA GUDURİR

Hasankaleli Fevzi Emi, oturmuş arkadaşlarıyla cinler periler üzerine sohbet ediyor.
Biri, gidip bir çarşafa bürünmüş; elini, kolunu sallaya sallaya geliyor.
Fevzi Emi, hayaleti görünce Mehmet'e seslenmiş:
"Ula Mehmet oku!"
Mehmet, bildiği bütün duaları okumuş, nafile hayalet daha da hızlanarak üzerlerine geliyor...
Fevzi Emi bağırmış:
"Ula Mehmet ohuma, ohudukça kudurir!"

00001.gif

BİRDE VAPUR

Birgün gahvede oturiram,telefon çaldi.
-Pehlivan seni isdiller diye seslendiler. Gahdım bahdım, ariyan bizim Kars Valisi:
-Pehlivan Sarıkamışda denize bir cip düştü! Biz uğraştık ama çıkaramadık. Buradakiler de bu cipi denizden çıkarsa Hasankaleli Teyo Pehlivan çıkarır. Allahını seversen gel bize yardım et diye yalvardi.
Bunun üzerine gahdım bindim ata. Gettim Sarigamışa. Atladım denize, suya bir dumdum, cip suyun dibinde. Bir goluma cipi tahdım, öteki golumunan da gulaç atmaya başladım ve cipi sudan çığartdım.
Ama gardaş cip bene çok ağır geldi.
Tikkatli bahdım ne görim.
Megerse cipe bir de vapur tahılmış.

TEMMUZDA BUZ

Hasankalede her yıl Temmuz ayında Karakucak güreşleri yapılır.
Teyoya güreşçilerden birisi yaklaşarak:
- Pehlivan senin güreşeceğin adamla ben de güreşeceğim. Onu biraz yor, der. Teyo:
-Sen merak etme, der ve Teyo rakibi ile güreşe başlar. Ama güreş başlar başlamaz rakibi Teyoyu kaldırdığı gibi yere vurur. Biraz önce Teyoyu uyaran güreşçi Teyoya:
- Pehlüvan ne oldi, çabu pes etdin.
- Ne edim oğlum, ayağım buza geldi gaydım

CLAY'IN MÜSLÜMAN OLUŞU

Teyo'nun şöhreti Amerika'ya ulaşıp, gazeteler, televizyonlar hep ondan bahsetmeye başlayınca Clay ona meydan okur. Lafın kısası Teyo ile birlikte ringe çıkarlar.
-Kılay, gara bir cırbağa. Dutiram dutiram yere çaliram. Ele oldu ki, dermansız dizlerime gapandi.
-Pehlüvan ben ettim sen etme, canimi bağışla.
Dedim ki "ya kelmeyi şahadet getirisen ya canın alıram" O sahat müslüman oldi.

AYİ BENİ YEDİ

Teyo Pehlüvan kahvehanede oturmuş, Zafer Pehlüvanın de kahvede olduğundan habersiz böbürlenerek anlatmaktadır.
-Ola gardaş birgün dağda gezirem, tamda böyük bir kayanın dibinde garşıma bir ayi çıhmasın! Ayi benim kibi üç var, ama heç isdifimi bozmadım. Ola Teyo dedim gendi gendime bir ayıdan mi gorhacağsan. Başladık ayiyinan güleşmiye....
O beni alir yere vurir, sonra ben oni yerden yere vuriram, ne ayi pes edir, ne de ben pes diyirem.
Aradan iki gün geçti, hele daha birbirimizin sırtını yere deydirmiş deyilih.
Herkes işin sonunu merakla beklerken
Zafer Pehlivan sert bir şekilde çıkışır.
-Ola Teyo, sora ne oldu?
Zaferi gören Teyo lafı dolaştırır,
ne dediğini, nerede kaldığını unutur ve noktayı koyar:
-Nevolacah ayi beni yedi.

TEYO KOREDE

Teyo Kore Harbindedir. Kurşunlar havada vızır vızır ederken: "Hele bahim nevolir?" der ve başını siperden çıkarır. Çıkarır çıkarmaz da bir kurşun kulağının dibinden "vız" diye geçer. Teyo sinirlenir:
-İtoğlitler! Vola demiller atar herifin gözüni kor ederih!
DENK GELMİŞ
Kurtuluş Savaşı yılları.. Doğu cephesi ile telefon görüşmesi birden kesilir. Arıza ekibi Erzurum'dan yola çıkar kontrol ede ede Teyo'nun tarlasına bir gelirler ki yüz elli telefon direği yerde, Teyo hışımla ekin biçiyor.
-Pehlüvan kolay gelsin de.. Direkler?
-Ola oğul cepheye gidecağam dedim ambu tarlayi da biçim ele gidim. Ferğinde degilem demah tırpana denk gelmiş

İT BALIKLARI

Ağa Emerika'ya Kılay'nan güleşmiye çağırdılar. Haman Keveng'in gölüne bir dumdum Ağdenizden çıhdım. İki gulaçda Cebelitarığı geşdim. Ohyanusda yüzirem bir bahdım arhamdan "hav hav" sesleri... Bir de ne dönim ağa, it balıhlari.

FARZETKİ

Erzurum’da birisi tanıdık bir köylü dostuna misafirliğe gider. Ev
sahibi izzet ikramda bulunur. Yemekten sonra misafirin önüne bir kalbur yer
elması getirir. Bu kadar çok ikramdan mahcup olan misafir :
-Ağa ne zehmet ettin, bunlara ne lüzum vardi, deyince, köylü:
-Ne zehmeti efendi farzet ki müsürlüge töhmüşem öküzler yiyir.

NE TİLKİSİ?

Tebrizkapı civarında bir camide müezzinlik yapan Emin Hafiz, darlandıkça uydurduğu firkete ile yardım kasasından kağıt paraları aşırmaktadır.
İmam Efendi, kasadan sürekli bozuk para çıkmasına bir anlam veremez ve işi kolaçan ettiğinde durumu anlar. Münasip bir lisanla bunu Emin Hafiz'e söyler:
-Hafiz, diyirem ecep bu kasaynan bir tilki mi oynir?
Tilkiliği kendine yediremeyen Emin Hafiz, elini yumruk yapıp göğsüne vura vura:
-Ne tilkisi Hocam, bu aslan bu aslan.

000020.gif

BİNEBÜLÜRSEN

Gürcükapıda sıra sıra müşteri bekleyen faytonlardan birine kibar bir adam yanaşarak faytoncuya "binebilir miyim?" diye sorunca faytoncu:
-Helbetde binebülürsen, dedikten sonra kendi kendine söylenmeye başlar:
-"Vola bu dünyada da ne tevür adamlar var; hem para verir hem de binebülürmiyem diye sorir. Sormiya ne lüzüm, parasıni verdıhdan sonra teyyariya bile binebülürsen!”

POHH YEME BEGİRE

Pasinlerin kurtuluşunda Belediye Baskanvekili Sabih Pasin heyecanlı bir nutuk çekiyor :
-Ermeniler saldırdi, ahan bu ot yığınlarına kadar geldiler, biz
saldıranda da ano çeşmenin yanından kaşdı cannarıni zor gulturdular.
Nutku dinleyen ve o günleri yaşamış Behire nine itiraz eder:
-Ola Sebih atma atma.. Sen ne annadirsan, sen o günleri gördün mü ki?” diye sorar.
Buna sinirlenen Başkanvekili
- Pohh yeme Begire, bu bir nutuktur! Ne söyler söylerem.!

ESGERİYE MEVZERİ SATMİRAM

Tortumlu'nun biri eşeğe yüklediği dutu "batmanı 2.5 guruşa" diye bağırarak satıyordu.Biri kulağına eğilip "kilosu gaça" diyende:
-Niye baba ele egilib gulağıma fısıldirsan, hoç esgeriye mevzeri satmiram; tut satiram!

www.erzurumluyum.com sitesinden alınmıştır.

SEVAP
Tamam işte o bankamatik var ya, ona gidir bir kart sohirsan. sonra birgaç numara yazirsan. Eğer daha önce para yatırmışsan maçina hemen istediğin parayı verir. Yoh daha önce para yatirmamişsan maçina sana deyir ki: -Ula gavat, sen ne parasi yatırdın ki şimdi benden isdirsen? İşte sevap da buna benzer. Eğer bu dünyada sevap yaparsan, öbür dünyada garşan gelir. Yapmazsan, heç bir şey bekleme.

SÖZLÜ SINAV
Erzurum lisesinde Erzurumlu Öğretmen ,Erzurumlu öğrenciyi sözlü sınavı yapıyor : -Arhadaçi -Buyur hocam neci? -Adın neçi? -Mehmet Zeçi -Numaran neçi? -içiyüz içi -Memleçetin nereçi? -Erzürümün içi -Soriyi bilirmisen peçi? -Hocam sori neçi ? -Erzürümün nüfüsi neçi? -Hocam bilmemçi -Eleyse otur içi -hocam neyettimçi?

ELEYSE NİYE DURDUN
Erzurum'lu bir hanım telaşla koşarak belediye otobüsünü durdurmaya uğraşıyor. Halk ıslıklıyor. Şoför acı bir frenle duruyor. Kadın: -Gardaş bu otubus İlice'ye gidir mi? Şoförün canı burnunda, araba dolu, zor durmuş, kızgınlıkla -Heyir baci, getmez! Kadın: -Vış! eleyse niye durdun!

HELBET
Gürcükapıda sıra sıra müşteri bekleyen faytonlardan birine kibar bir adam yanaşarak faytoncuyan "binebilir miyim" diye sorunca faytoncu: -Helbetde binebülürsen, dedikten sonra kendi kendine söylenmeye başlar: -"Vola bu dünyada da ne tevür adamlar var; hem para verir hem de binebülürmiyem diye sorir. Sormiya ne lüzüm, parasıni verdıhdan sonra teyyariya bile binebülürsen!

YOLÇİ
Saf bir Erzurum'lu şehirlerarası otobüs yolculuğu yaparken mola yerinde otobüsünü şaşırmıştı. Anonsu duyunca kalkmakta olan otobüsten içeri dalıp seslendi: -Dadaşlar hele bir bahın ben bu otobusun yolçusu miyam?

00001.gif

heyo_1_.gif

erzurumsevdalisi@mynet.com

eposta002.gif

akturk_emin@hotmail.com