|
LEHÇESİ
BİR DEMET
ERZURUM DİLİNDEN
Tahtacılardan aşşağı gelirem
Düşünirem garagara
Bir elim cebimde, digerinde cigara
At arabasi gidir önümde sogan yükli
Yer çelpesik çamur
Ahşamdan beri yagir inceden ander yagmir
Köşeyi döndüm O'ni gördüm
Atarabasının önünden geçti
Bene bakti
Off.. gözleri ela, sanki yanir
Ele tıkildim galdim, agzim açik
Herhal beni deli sanir
Durdum galdim dizlerim titirir
Bir ösgürdüm bir ösgürdüm
Azgaldi bogulim, ona gurban olim
Anasinin yaninda gidir, cup cup
Benim yüregim vurir gümp gümp
Ne oldi bene heç anlamadim
Onnar gidir ben gidirem, peşlerine birahmiram
Epey gettiler, bir dilenciye para verdiler
Neden sonra bahçeli bir evden içeri girdiler
Ben galdim gapide
Içeri giremirem ele üşirem ele üşirem...
Ceryan diregine yaslandim
O ince yagmir yagdi yagdi yagdi
Bende direginnen bile paslandim
Ondan sonra hergün oriye gettim
O gözlerin yüzünden işi mişi terkettim
Gece ahlima gelir gahiram
Sagima soluma bahiram yok
Sonra yatiram...
Alma bile yerken girmizisini ona verim diyirem
Ele içim yanir, ele içim yanir ki mantis gibi
Durmadan çay içirem
Bazen evde teh galdim mi
Oturirem birez aglirem...
Sonra
Ne olacak bu halim, benneydim diye ,
Vele hevle çekirem...
Yüzüme degilde, güliller dalima,
ben de hayret edirem gendi halime
Ula elin gizi evde oturir
Sene ne davun degir?
Senin neler çektigini bilir mi? Bilmir...
Sen neye üzilirsen, senin neyin diyirem;
Gene en çoh oni düsünirem
Bizim orada bi tene gehve var,
Sandalyeleri odundan, uzunca ama dar
Arada bir gidirem, çay içirem
Bir emi var orada, gapiya yakin otirir
Elindeki cigarayi bele çekir çekir savurir
Eski herif yaşli
Saçlari dökülmüş enni gaşli..
Bir gün; selam verdim oturdum yanina
Boguldum işdigi cigaranin dumanina
Dedim emi gusura galma
Ister benim ehli al ister alma
Durum bele bele gidir görirem
Gece gündüz O ni düşünirem ölirem...
Şöyle yavas yavas döndi, yüzüme bahti
Kişdikten yeni bir cigara daha yahti.
Dumani çekti içine, sonra dişari savurdi
Kişdigi galdirdi herşinen yere vurdi
Sandalyeden dogruldi bir daha oturdi
Eyvah ogul sen getmişsen ölmüşsen
Bu gara sevdaya benzir pohu yemişsen...
İster gül ister agla hiç fergetmez,
O'ni alsan da almasan da bu derdin bitmez
Ne deyim ele zor ki anlatmak
Yaşarken sararip galharken boşluga bahmak.
Ne etsen ne yapsan bu derdin bitmez
Canın bedende iken aklin kar etmez
Allah vara helal süt emmiş ola
Yohsa yandin gettin, hayatin mafola.
Beni de benden alan bu dert idi...
Kör olacak gözlerim o gözleri niye gördi ki,
Içimi yahtin Allah sabir vere,
Bu geyfe de senede bir sandalye düşe.
Bol bol agla için açilir dedi...
Boynuni bühdi gafasini salladi getti.
Galdim masada bir başima,
Neden sonra garson dikildi garşima,
Birseyler ögrenip yapsaydim bari,
Hesabi ödedim çihtim dişari
Ellerim cebimde düşinirem gara gara,
Heç düşmez oldi dodagimdan cigara
O gündür bu gün oldi hele düşünirem
Bu ne zor derdimiş;
O'ni görsemde,
O'ni görmesemde,
Ölirem...
ERZURUM SÖZLÜĞÜ
Abov : Korku İle karışık hayret bildirir
Ahan : İşte, şu
Akabuka : Alafranga, (Mini şivesini değiştirme heveslisi)
Anbağahan : İşte Burda
Ander : Münasebetsiz
Angıt : Vurdumduymaz
Anorli : Kibirli gururuna düşkün
Aşnafişna : Kur yapma, cilve yapma, oynaşma
Ayınoyun : Düzensiz, tatsız tuzsuz
Avel : Bunak, beceriksiz
Babuş : Ördek
Bahtavar : Mutlu, mesut bahtiyar
Bayahıt : Demin, biraz önce
Beleş : Bedava, karşılıksız
Belevürt : Tahmin, mukayese
Bıdılanmak : Kendi kendine konuşmak
Bıldır : Geçen güz
Bilibili : Kazları ve ördekleri çağırırken söylenir
Bir oki : Allah'tan ki şu var ki
Bocuzlamak : Küsmek
Böğürme : Hayvanların bağırması
Bunculah : Bu kadar
Cıscıvlak : Çırılçıplak
Cellobello : Ayak takımı, sıradan kimseler
Cencir : Çok çelimsiz, sıska çocuk
Cemre : Cereme, riziko
Cıbıl : Az giyinmiş, çıplak fukara
Cico : En güzel en iyisi
Çıfıt : Kötü kalpli, kuşkulu
Çığız : Oyunbozan
Cırboğa : Yaramaz, huysuz küçük çocuk
Cılh : Bozulmuş yumurta
Cıncıklamak :Çimdikler gibi tırmalamak
Cırbağa : Ufak tefek, küçük
Cırnah : Tırnak
Cıvıh : Sulu
Cincevat : Zeki fakat güvenilmez
Dadah : Çocuk Maması
Dardük : Daracık Elbise
Day Durmak : Bebeğin Ayakta Durabilmesi
Dazlamak : İnce Eleyip Sık Dokumak
Debertmek : Kurcalamak Ortaya Çıkarmak
Deh : At ve Eşeği Yürütmek İçin Söylenir
Densiz : Saygısız Münasebetsiz
Dıbız : Tüysüz, Kel, Dazlak Kafa
Dıllo : Külhabeyi Serseri
Dımbıltı : Davul, Def, Darbuka gibi vurgulu çalgılar
Dınaz : Alaya Alma
Dındıklama : Çok Ağır İş Yapma
Dıngıl Mıngıl : Karma Karışık
Dıngılım Usul : Yerine Oturmamış Oynak
Dıravanci : Aç Gözlü, Dilenci Yaradılışlı
Dırçik Atmak : Hoplaya Zıplaya Yürümek
Dırlamak : Gereksiz Yere Konuşmak
Dıreş : Uzun Boylu
Dızdığın Dızdığı : Birkaç Uzak Göbekten Akraba
Dızdız : Çok Ağlayan Çocuk
Diya : İşte Şurada
Dummak : Suya Dalmak
Dümsük : Yumruk
Ecik-Ecük : Kasık
Efilefil : Rüzgarın Serin Serin Esmesi
Eke : Çok Bilmiş
Elebele : Şöyle Böyle
Endek Döndek : Evirip Çevirmek
Eycemen : İyice Esaslı Biçimde
Farfara : Saf, Çocuk Yaratılışlı
Fanmaz : Uslanmaz
Fenikmek : Telaşlanmak
Fesat : Karıştırıcı
Fıhfıhlamak : Kaynamak
Fıldır Fıldır : Gözleri Kırpmadan Dikkatli Dikkatli Bakmak
Fırt : Yudum
Fıs : Boş
Fıstik : Tekme Atma
Fiddoz : Alımlı Çalımlı
Fingirdemek : Oynamak
Fit : Ödeşmek
Fitlemek : Karıştırmak
Fitleşmek : Anlaşmak
Fitne : Karıştırıcı, Fesat
Gak Kulak : İri Kulak
Gamo : Kibirli, Gururlu, Kendini
Gıdıl : Kısa Boylu
Gıjgırdamak : Bir Şeye Yeltenmek
Gıncıltmak : İncitmek
Gındıllamak : Yuvarlanmak
Gında Dönmek : Takla Atmak
Gırgıt : Cimri
Gorbagor : Azap Görmeye Layık Ölü
Gucur : Cüce
Gudik : Köpek Yavrusu
Gulluk : Karakol, Polis Kulübesi
Guzzikli : Kamburu Olan
Haman : Hemen
Henek : Şaka
Hıllık : Çoban Köpeği
Hınik : Genizden Konuşan, Burnundan Konuşan
Hınk Mınk Etmek : Şaşkınlıktan Dili Dolaşmak
Hırlı : Doğru Güvenilir Yaramaz
Hışır : Çok Yorgun
Hışırık : Ufak Dolu Tanesi
Horata : Dedikodu
Hotulamak : Çekememek, Çekiştirmek
Hoyrat : Sevimsiz
Hudik : Tedirginlik
Kafter : Sevimsiz İhtiyar
Kakart : Kümes Hayvanları veya Kuşların Burnu
Kalik : Eskimiş Ayakkabı
Karakura : Kabus
Karmançorman : Birbirine Karışma
Katakolli : Yağcılık Yapma
Kelek : Güvenilir Olmayan
Kunkul : Tavuğun Tepeliği
Kırtik : Parça
Kelloş : Dazlak
Kıtmır : Kısa Burunlu
Kokor : Çocukları Korkutmak İçin Kullanılan Korkuluk
Lazot : Mısır
Lılığ : Rafadan Yumurta
Lıvır : Geveze
Loloz : Havada Aç
Loşo : İri Dudaklı
Malamat : Rezil
Mangıldamak : Ses Çıkarmak
meymene : Gayet Soğukkanlı
Mıllıhci : Yüze Gülen
Mırlamak : Dırıltı Etmek Gevezelik Etmek
Nanaher : İriyarı
Nemkor : Nankör
Nıhız : Cimri
Oho : Sığırları Durdurmak İçin Kullanılan Ses
Oşo : Köpek
Odovs : Mandaları Durdurmak İçin Kullanılan Ses
Öbelek : Yüksek Yer
Pahıl : Kıskanç
Paton : Biçimsiz, İrice
Payhırmak : Yüzüne Karşı Bağırmak
Perikmek : Alıştığı Yere Yabancı Olmak
Pılıpırtı : Çul, Çaput Eski Eşya
Pırh Etmek : Aniden Gülmek
Pısılamak : Fısıldaşmak
Portlak : Dışarıya Fırlamış, Çıkık
Salahan : Başıboş
Seme : Aptal Saf
Sevo : Aptal Gerizekalı
Soyha : İşe Yaramaz
Sölpuk : Uyuşuk
Suhra : Angarya
Tanko : Sosyetik
Tavtav : Kılıktan Kılığa Giren
Teh : Atı Yürütmek İçin Söylenir
Teheze : Eski
Tikkoz : Süslü Püslü Sükseli
Tıstımbıl : Karnı Doymuş
Ubanma : Çabalama
Ütük : Çok Çabuk Üşüyen
Vesvese : Evhamlı Kuruntulu
Vıcırgan : Kokan
Vıdı Vıdı : Aralıksız Konuşan
Vih : Vuy Anam
Vığır Vığır : Kesilmeden Ağlayan Bebek
Vırt Etmek : Bir Sözü Ağzına Sakız Etmek
Vırışıh : Görgüsüz
Yello : Hafif Meşref, Kendini Taşıyamayan
Yelloz : Züğürt, Fakir, Kimsesiz
Yangır Yungur : Abuk Sabuk
Zehlenmek : Alay Etmek
Zıbarmak : Saygısızca Yatıp Uyumak
Zımbıtı : Çeşitli Çalgıların Bir Arada Çıkardığı Sesler
Zırzımbık : Bir Cismin Önemsiz Parçası
Zotlama : Bilemek
Seni Ele Sevirem Ki!
Seni ele sevirem ki ...
Diyirsen ki, niye?
Ne bilim işte ele!
Seni görende bir hoş olir, ölür ölür ölirem...
Ahşam olir davar , nahır, mal gelir.
Komlar, ahırlar dolir
Sayiram sayiram biri eskig
Bi daha sayiram
Bi de bahiram ki, tamam.
Ama üzülirem;
Çünki sen gelmirsen.
Diyacahsan niye?
Bennam, işte ele!
Yassi olir;
Sekide ekmek yiyeceğam
Civil lavaşi dürüm edir , tamkıtliram,
Sen ahlıma gelirsen, yiyemirem.
Sen ahlıma gelirsen, boğazımda dügümlenir.
Gene diyirsen ki, niye?İşde ele...
Anam örtüleri sarir...
Gendi gendimi yiyirem.
O da gidir , kalli biçare galiram.
Gözlerim süzülir, yuyicağam, uyiyamiram.
Gafam garişir, yüreğim sığışir, yatamiram.
Gene diyirsen niye?İş de ele!
Guşluğa doğri daliram
Hayal, hülya görirem, sanki yanıbdasan
Sevinir, sevinir bir hoş oliram,
Bir de ayıliram ki, yasdığa sarılmışam
Diyacaksın ki , niye?
Amaan , iş de ele.
Sabah olir, horozlar ötir, gün doğir...
Gahiram tavuhlara, culuhlara yem verirem...
Culuhlari dutir dutir öpirem;
Onlari bile sene benzedirem.
Saggın deme niye ?
Ne bilim , iş de ele !
Gün gibi gelir ,ay gibi gidirsen.
Beni yiye yiye bitirirsen.
Hep ömrümden götirirsen.
Seni sevdigimi de çoh ey bilirsen.
Diyirsen ki, niye ?
Bilirsen , iş de ele!
Babam beni gapiya goymir diyirsen.
Ey helt yiyirsen.
Gomşulara, emin, bibin, ezen gile gidirsen...
Madem ele çıh cama, tırhıca gel!
Yüzün görim, bu da bene yeter
Saggın deme niye!İş de ele...
|