erzurumsevdalisi.sitemynet.com
DADAŞIN ANA SAYFASI
ERZURUM TARİHİ VE KÜLTÜRÜ
ERZURUMDA KÜLTÜREL GİYİM
ERZURUMUN DAMAK TADI
ERZURUM LEHÇESİ VE ŞİİRLERİ
AŞIKLIK GELENEĞi
AŞIK NUSRET SUMMANİOĞLU
ERZURUM FOTO ALBÜMÜ
iZ BIRAKANLAR
ERZURUM FIKRALARI VE DEDİKODULAR
İSLAMİYET
GÜZEL MENKIBELER
SiZLERDEN GELENLER
ERMENİ SOYKIRIMI
ÖNERDİĞİM SİTELER

GÜZEL MENKIBELER


loveyou.gif

sadece_sen_n__c_n_1_.jpg

ŞİİR VE GÜZEL SÖZLERLE...

Sevgiliden sevgiliye yazılmış...Adı bende saklı olan ve çok değerli bir yazıttır...



Sevgilim

Sen gideli kaç saat oldu ? Kaç gün geçti, kaç hafta..? Saymadım.. Bana yüzyıllar geçmiş gibi geliyor. Son anda sen giderken gözlerinin buğusunu bıraktın.. Şimdi sis içinde bütün dünya. Çiçekler gözyaşlarımı içti, sen onları kırağı sanırsın, çiy sanırsın.. oysa hepsi benim gözyaşlarımla ıslak..

Sevgilim özlüyorum seni.. Bir balta indirildi, içimden bir ağaç köküyle devrildi. Gözlerimden akan yaştan belli değil mi, içim kanıyor. Özlem bir bulut gibi sarıyor beni, kuşatıyor . Seni sevmek bir sonsuzluk gibi büyüyor içimde. Haftanın her gününe, geçen her saate senin adını verdim. Senin adınla başlıyor mevsimler, yıllar sen varsan içinde, geçerli...

Özlem bir yağmur gibi yağıyor üstüme. Damlalar yüreğime vuruyor. Gecenin karanlığında bir başınayım.Uykularım bölük pörçük. Bütün rüyalarımda sen.. gözlerim kapanır kapanmaz gözlerin yaklaşıyor. Sonra bir rüzgar alıp seni, benden uzaklara götürüyor.

Geceler boyu sabahlayıp uğruna, boşluğa düştüğüm sevdiğim, bir tanem, gözbebeğim.. Yüreğimden mühürlendim sana.. Şiirler havalanıyor kuşlar gibi, şarkılar ağlıyor yokluğuna.. Sevgilim hayatı sende buldum ben, tükenirsem sen tüketirsin beni.



MUTLULUK ELİNDEKİNİ BİLMEKTİR





Bir tüccar mutluluğun sırrını öğrenmesi için oğlunu insanların en bilgesinin yanına gönderir.Delikanlı 40 günlük zorlu bir yoculuktan sonra bir tepenin üzerinde ki güzel bir şatoya ulaşır.bilge burda yaşarmış.salona girdiğinde hummalı bir manzara ile karşılaşmış:Tüccarlar girip çıkıyor,insanlar bir köşede sohbet ediyor,tatlı bir orkestra tatlı ezgiler çalıyormuş;bilge sırayla bu insanlarla konuşuyormuş ve bizim delikanlı kendine sıranını gelmesini 2 saat beklemiş.Delikanlının ziyaret sebebini açıklamasını dikkatle dinlemiş bilge,ama mutluluğun sırrını açıklayacak zamanının olmadığını söylemiş ona.Gidip sarayı dolaşmasını,kendini 2 saat sonra görmeye gelmesini söylemiş."Ama sizden bir ricada bulunucam"diye eklemiş bilge,delikanlının eline bir kaşık verp sonra bu kaşığa 2 damla yağ koymuş."sarayı dolaşırken bu kaşığı elinizde tutacak ve yağı dökmeyeceksiniz."Delikanlı sarayın merdivenlerini inip çıkmaya başlamış,gözünü yağdan ayırmıyormuş.2 saat sonra bilgeni huzuruna çıkmış."güzel demiş bilge,peki yemek salonumuzdaki acem halılarını gördün mü?kütüphanemdeki güzel parşömenleri fark ettin mi?utanan delikanlı hiç bir şey göremediğini itiraf etmek zorunda kalmış.çünkü bilgenin verdiği yağı dkmemeye çalışmış,başka yere dikkat edememiş."öyleyse git ,evimin harikalarını tanı,oturduğu evi tanımadan bir insana güvenemezsin."içi rahatlayan delikanlı kaşığı alıp sarayı dolaşmaya başlamış.bu kez duvarlara asılmış,tavanları süsleyen sanat yapıtlarına dikkat ediyormuş.bilgenein yanına döndüğünde her şeyi ayrıntılarıyla anlatmış."peki sana emanet ettiğim 2 damla yağ nerede?diye sormuş bilge.kaşığa bakan delikanlı yağın döküldüğünü görmüş."sana verebileceğim tek bir öğüt var:Mutluluğun sırrı dünyanın bütün harikalarını görmektir,AMA KAŞIKTAKİ İKİ DAMLA YAĞI ASLA UNUTMADAN.." selam ve dua ile

isil.gif







SONSUZ MUTLULUK YOLU

Herkes mutlu olmak ister. Hiç kimse acı çekmek istemez. Bu hisler evrendeki insanları bağlayan bir zincirdir.

Büyük bir ikramiye çıksa, geniş bir villa satın alsak ve başarıların son noktasına dagelsek hala o mutluluğu arıyoruz.

Acaba biz ne zaman tam olarak mutlu olabiliriz?

Eğer içinizdeki gizli dünyanız için dışınızdaki dünya kadar çalışsanız, sonsuz mutluluğungizli
dünyanızın içinde olduğunu keşfederdiniz.


Bu konuyla ilgili bazı ip uçları size vereyim ;

1-) Yeni bir kazak aldınız. O an çok mutlusunuz. Ama birkaç gün sonra yine o eski mutsuz halinize geri dönüyorsunuz. Burada anlayacağız ki mutluluk Kaç? veya Ne Kadar? değildir.!!!

2-) Bir çocuğa sarılmak içinize mutluluk verir ve sizi canlandırır. Ama boş bir toplantı ise uykunuzu getirir.

3-) Vizyonunuzu genişletin, yeni perspektiflerinizi test edin. Kendinize şu soruyu sorun. What if? ( Böyle mi yoksa )

4-) “Bunu yapacağım” dedikten sonra ( AMA ) kelimesini kullanmayın. Hedefinizi belirtin ve ona doğru yürümeye başlayın. ( şüpheye kapılmayın ) Adım adım ama kesin olarak hedefinize ulaşın.

5-) Çocukken bize sorulan soru “ Büyüdüğün zaman ne olmak istiyorsun? ” Şimdi kendinize bu soruyu sorun. Ben “ ne? ve nasıl? ” olmak istiyorum?

6-) Disiplinli olun. Ama katı olmayın. Başkalarını değiştirmeye kalkmayın. taviz vermeyin. Ama öğretici olun.

7-) Hayat boş giderse size çok kısa gelir. Ama dolu dolu yaşanırsa çok uzun ve anlamlı gelir.

8-) Her zaman büyük bir mutlulukla gülümseyin.

9-) Bilin ki hayat her an bitebilir. Yarının garantisi yoktur. Son dakikasına kadar iyimser yaşayın.

10-) Hayat, kendinizi bulmak için değildir. Kendinizi yaratmak için varsınız. Kendi hayatınızı kendiniz yaratabilirsiniz.

11-) Verici ol. Zaman, para, hediye, bilgi, yardım, paylaşmak zihinsel yeniliklere yol açar.

12-) Pişmanlık yolunu yok et. Bir arkadaşınla iyi zaman geçir.

13-) Ofisinizde, florasan lambalarının altından kurtulun. Öğlen vaktinde dışarıya çıkıp yeşil bir ağaca dokunun. Ormanda yürüyüş yapın. Ofisinizdeki masanıza canlı bir bitki yerleştirin. Ona bazen bakın, bazen dokunun, bazen de koklayın.

14-) Erken yatağa girin. İyi bir uyku iyi bir gün demektir.

15-) Mutluluk cildinizin altında, beyninizin içinde, ayağınızın altında ve kalbinizde ki tik taklardır.

16-) Şimdi ! Dünde yaşadığınız iyi veya kötü anıları bu güne taşımayın. Şimdi! Yaşamaya bakın. Yarının hiçbir garantisi yoktur. Kanaatkar olmak olduğunuz yerde kalmak demek değildir. Bizi yaratan bu kadar geniş bir dünyaya layık görmüşse, sizde başarıyı isteğinizi kendinize anlatın. Ve sonra çizdiğiniz hedefe doğru yürüyün. Yeter ki başkalarını kullanmadan bu başarıya ulaşın.

17-) Vah, vah deyipte problemlerin içinde yuvarlanıp sıfır noktasına dönmektense, problemlerin çözümüne bakmalıyız. Çözülmüyorsa unutmalıyız. Çünkü hayat devam ediyor. Hayatımız iklim gibi sıcak- soğuk, yağmur-kar, rüzgar, yaz-kış, denizlerde bir sessizlik, bir fırtına ormanda ağaçların altında serinlemek, bazen de rüzgarla nerdeyse kökten ayrılıyor. Bizde doğanın bir parçası olduğumuz için zaman zaman doğanın gösterdiği bu gibi değişiklikleri bizde aynı şekilde hayatımızın içinde yaşayabiliyoruz.


Umarım artık okyanusun bir damlasında yüzer gibi mutluluk yolunda da bir damla misali ilerleyebilirsiniz.

00001.gif

Mutluluk hiç de zor elde edilen bir faktör değildir;

Yeter ki insanlar bir kul olduklarını, bir yaratık olduklarını, Yaratıcı'nın kendileri için tayin ettiği hedefi yakalamakla vazifeli olduğunu, bununsa mutluluk olduğunu idrak etmeleri mümkün olsun. Eğer hâl böyleyse o zaman kanunu koymak lâzım. Kanun ne? Allah kâinatı yaratan, bizi de yaratandır.

Allah bizden sadece mutlu olmamızı istiyor. Kanunlarını buna göre düzenletmiş. Diyor ki: "Ben insanı hanif fıtratıyla yarattım."

30/RUM-29: Belittebeallezîne zalemû ehvâehum bi gayri ilm(ilmin), fe men yehdî men adallallâh(adallallâhu), ve mâ lehum min nâsırîn(nâsırîne).
Evet; zalimler, hiçbir ilme sahip olmadan hevalarına (nefslerinin arzularına) tâbî oldular. Allah'ın dalâlete düşürdüğünü, kim hidayete erdirebilir. Onlar için bir yardımcı yoktur.

30/RUM-30: Fe ekim vecheke lid dîni hanîfâ(hanîfen), fıtratallâhilletî fataren nâse aleyhâ, lâ tebdîle li halkıllâh(halkıllâhi), zâliked dînul kayyim(kayyimu), ve lâkinne ekseren nâsi lâ ya'lemûn(ya'lemûne).
Hanif olarak kendini dîn için ikame et, Allah'ın hanif fıtratıyla ki; Allah, insanları hanif fıtratıyla yaratmıştır. Allah'ın yaratmasında değişme olmaz. Kayyim olan (kaim olacak, ezelden ebede kadar yaşayacak) dîn budur. Fakat insanların çoğu bilmez.

30/RUM-31: Munîbîne ileyhi vettekûhu ve ekîmûs salâte ve lâ tekûnû minel muşrikîn(muşrikîne).
O'na (Allah'a) dön (Allah'a ulaş) ve O'na (Allah'a karşı) takva sahibi ol ve namaz kıl ve müşriklerden olma.

Yani Âdem (A.S)'dan başlayan insan hayatının sahibi kılınan insandır ve sadece bir tek dîn insana verilmiştir: Hanif dîni. Ve insanın vücudu da nefsiyle, ruhuyla, fizik vücuduyla sadece o tek dîni yaşamak üzere dizayn edilmiştir.

Hanif fıtratıyla yaratılan insanlar hanif dînini, sadece hanif dînini yaşayabilecek olan özelliklerle yaratılmışlardır ve ne dîn değişecektir, ne de insanın o dîni. Sadece o dîni yaşamaya müsait olan yapısı değişecektir. Öyleyse böyle bir dizaynda, herşey çok açık değil mi? Sadece hanif dînini yaratmış.

Peygamber Efendimiz (SAV)'e de diyor ki: "Kendini hanif olarak vechini dîne ikame et. Hanif dînine ki; Biz bütün insanları o dîni yaşayabilecek olan hanif fıtratıyla yarattık." Başka bir âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ diyor ki: "Sana Hazreti İbrahim'in hanif dînini yaşa diye vahyettik, hanif ol diye vahyettik."

3 temel esasa dayanır hanif dîni:

1- Tek Allah'a inanmak,
2- Allah'ın etrafında tek bir cemaat oluşturmak,
3- Allah'a teslim olmak.

İşte bu kadar. Ruhunuzu, vechinizi, nefsinizi ve iradenizi Allah'a teslim etmek. Üçü de mutluluğun temelini teşkil eder. Tek Allah'a inanmak, tek bir cemaat oluşturmak ve bu minval üzre yaşamak. Allah'a teslim olmak üzere yaşamak. İşte bu üç tane temel faktör hanif dîninin, Arapça adıyla İslâm dîninin temelini teşkil eder.

Düşünün ki; aradan sadece 14 asır geçmiş. Dînin adı İslâm ve tatbikatta kalan şey: Teslimle en ufak bir ilişkisi olmayan 5 tane esasa dîni bağlamış insanlar ve bununla avunuyorlar, bunun dışında kim bir şey söylerse, o düşman ilan ediliyor.

Böyle bir müessesede mutluluk nerede derseniz; mutluluk son faktörün içinde; TESLİMDE. Ruhunuzu Allah'a teslim ettiğiniz zaman, dünya mutluluğunun yarısını mutlaka elde edersiniz. Yeter mi? Yetmez, daha öteye de geçersiniz. Burası 3. kat cennetin size teslim edileceği yerdir. Fizik vücudunuzu Allah'a teslim ettiğiniz zaman, dünya saadetiniz %80'e ulaşır. Cennet mutluluğunuzsa daha üst kattaki 4. kat cennetin sahibi kılar sizi.

Daimî zikre ulaştığınız zaman 5. kat cennet, nefsinizin Allah'a teslimi, dünya saadetinin %100'ü. İrşada ulaştığınız zaman 6. kat cennet, dünya saadetinin %100'ü. İradenizi de Allah'a teslim ettiğiniz zaman 7. kat cennet ve dünya saadetinin gene %100'ü.

Mutluluk mu? Mutluluk bir sulh ve sukûn halidir. Cennette öyle olacak insanlar. Birbirleriyle kavga etmek gereğini hiç duymayan insanlar. Birbirleriyle en güzel standartlar içinde yaşayan, sonsuza kadar mutlulukla yaşayacak olan insanlar. Herşeyin en güzel standartlarda emirlerinde olduğu insanlar...



10/YUNUS-7: Muhakkak ki; onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allaha ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.
10/ YUNUS-8: İşte onların kazandıkları (dereceler) gereğince varacakları yer ateştir (cehennemdir).


DÜNYA HAYATINI YAŞARKEN ALLAH'A ULAŞMAYI DİLEMEYEN BİR KİŞİNİN GİDECEĞİ YER CEHENNEMDİR!!!
YUNUS SURESİ 7-8. AYETLER

00001.gif


BİR AŞIĞIN AŞKINA HİTAP ETTİĞİ DİZELER...

SAĞOLSUN BUNU YAZAN ELLER...

CANÖZÜM

Bak
Ağlıyorum kaderime
Yeniden yazamam günahım ne?
Düşüyor çiği gibi üstüme
Yaralı kırgın umitlerim
Canözüm söyle
Adaletin ne?
Veremem seni kimselere
Ben kime ne derim şimdi?
Sen ellerin göz bebeği
Olmuyor gülüşünü görmeden
Son dileğim koynunda öleyim



AL ELİMİ KARA SEVDA

Yolcusu oluvermişim kendimin
Düşüvermişim ardıma
Bu göç benim kaderim
Beklemem ne zaman çıkar karşıma
Nerede uyur o ateş
Yanacakmışım yanarım
Dar gelir bedenim ruhuma,
Aranır durur ne yapsam da
Avunmaz ah boşuna

Ver elini kara gece
Ver elini kara yel
Ver elini kara sevda
Al elimi kara gece
Al elimi kar yel
Al elimi kara sevda



BEYAZ ATLIM

Arandım durdum yıllar boyunca
Döndüm baktım boşa geçmiş
Sensiz hayat

Harcanmışım o hovarda gecelerde
Nerelerdeydin beyaz atlım
Bunca zaman

Beklenmedik (Hiç ummadığım) bir anda
Çıktın karşıma
Tam hayal ettiğim aşkla

Kaşlar gözler
Bir bilsem ne gizler
O manalı sözler
Seni buldum ya

Eş dost görsün
Kem gözünden saklasın
Hasetinden utansın
Beni buldun ya

Ağlardım aşk için için için
Bir zamanlar dertler bitti

Kim saklarmış seni seni seni
Kuytularda işte geldin

Beni buldun ya seni buldum ya
Beni buldun ya buluştuk ya



SEVDAN BİR ATEŞ

Senin alev gözlerin eritse şu ruhumu
Buz olur kesilirim yanarken içim
Senin bir uçurum çağırırsa beni
Kuş olur uçarım yanarken içim
Sevdan bir ateş oldu bende
Gönlüm bir deli coştu sende
Saçların rüzgarından savururken gönlümü
Sürgün olur göçerim bu diyarlardan
Kime dokunur ellerim
Kimi görür gözlerim
Ölüm çıkar karşıma
Yine sen derim
Sevdan bir ateş oldu bende
Gönlüm bir deli coştu sende


isil.gif

Söz


Kaybettiğim birşey var, sende arıyorum
Yüreğim bir madenci feneri, yol uçurum
Yaklaşma diyorsan 'Peki' umudum
Bir daha kimseden sormayacağım seni
Söz olsun...

Akrep tutmuş gibi kirpiklerinin ucundan
Beni görünce üşüyorsun, 'Tamam'
Uğramam bir daha, kamçılasa da kan
Sana kör bakacağım, görmeyeceğim seni
Söz olsun...

Dağlara doğru uçan kuşlarla
Tüm sırları soyulmuş nemli düşlerle
Öfke çiçekleri getiren kışlarla
Korkma, yokuşlarda yormayacağım seni
Söz olsun...

Kurtlar gibi ulusa da gönlüm ardından
Sormayacağım yüzünü izini yollardan
Tüfeğimin namlusunun ucuna konan
Kınalı keklik olsan da vurmayacağım seni
Söz olsun...

Bir kuvvet iksiridir eski fotoğrafların
Bakışların konuşur, kilitlense de dudakların
Şimdi yol ayrımındayız, sakın
Af çıkmazsa artık, sarmıyacağım seni
Söz olsun...

Elindedir, dönüştür bu ağıtı serenatlara
Düş atları uçursun bizi bulutlara
İki kılınç gibi dövüşürken akla kara
Adak olsan da kurban vermeyeceğim seni
Söz olsun, söz olsun, söz olsun.....


Sofradan eksilen tabak, tabaktan eksilen lokmadan daha önemlidir.

Sofranızdaki tabakların, gülen suratların hiç eksilmemesi dileğimle...
Yalçın Ergir

------------------------

Mutlu bir yalnızlık, mutsuz bir beraberlikten iyidir.
Yalçın Ergir

------------------------

İnsan evlenmez, evlenmek zorunda kalır;

aşık olmak zorunda kalmaz, aşık olur.
Yalçın Ergir

------------------------

Allah'ın bile insanlar hakkındaki hükmünü, ömürleri
sona erdikten sonra verdiğine inanırken...
Biz kim oluyoruz da insanları birkaç kez görmek,
iki-üç yazı okumak, birkaç dedikodu dinlemekle...
Yargılama hakkına sahip olabiliyoruz!

Dale Carnegie

------------------------

İnsan ruhu yaşlı doğar ve giderek gençleşir, bu yaşamın komedisidir.

İnsan bedeni ise genç doğar ve giderek yaşlanır, bu ise yaşamın trajedisidir.

Oscar WİLDE

------------------------

"Ya ümitsizsiniz ya ümit "siz"siniz...
Ya çaresizsiniz ya çare "siz"siniz..."
Behçet Necatigil

------------------------

Büyük beyinler fikirleri, orta beyinler olayları, küçük beyinler ise kişileri konuşur.
Hyman Rickover

------------------------

İngiliz garson Türk müşteriye:
Çanakkale de çok askerimizi öldürdüğünüz için sizleri pek sevmeyiz, deyince.
Bizimkinden gayet soğuk kanlı şu cevabi almış:
Orada ne işiniz vardı?...

------------------------

Dostlarınla öyle yaşa ki
düşman olduğunda
hakkında söylenecek sözleri olmasın.
düşmanlarınla öyle yaşa ki
dost olduğunda
yüzün kızarmasın.

------------------------

Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek
dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş bir başladı mı artık hiç bitmez.

Edward Esling Cummings (1894-1962)

------------------------

Dünya; kötülük yapanlar değil,
seyirci kalıp hiçbir şey yapmayanlar
yüzünden tehlikeli bir yerdir.

Albert Einstein

------------------------
Kuldan bela gelmez
Hak yazmadıkça
Hak bela yazmaz
Kul azmadıkça.

------------------------

İncinsen de incitme!

Hunkar Haci Bektas Veli

------------------------

Öfkeliyken konuş, göreceksin ki pişman olacağın en güzel konuşmayı yapacaksın.

------------------------

İnsan hayatında iki feci olay vardır:
Biri insanın çok istediği şeyi elde edememesi,
diğeri de etmesidir.

George Bernard Shaw

------------------------

Haksızlık yapmak, haksızlığa uğramaktan daha acıdır.

Socrates

------------------------

Aşk uğruna gerekirse hayatımı veririm.
Fakat özgürlük uğrunda aşkımı da feda ederim.

Victor Hugo

------------------------

Hiç kimse sandığı kadar mutsuz, umduğu kadar mutlu olamaz.

La Rochefocauld

------------------------

Materyalist öğretmen öğrencisine: Söyle bakalım Allah nerede? Eğer bilirsen bir portakal vereceğim.
Öğrenci: Siz bana O'nun olmadığı yeri gösterin, ben size bir bahçe dolusu portakal vereyim...

------------------------

Sular yükselince balıklar karıncaları yer, sular çekilince de karıncalar
balıkları. Yani üstünlük bugün karıncadaysa yarın balığa geçebiliyor, ya da
tam tersi. Karınca ya da balık olmanın sağladığı üstünlüğe sevinmek
kendimizi kandırmaktan öte bir anlam taşımıyor, çünkü kimin kimi yiyeceğini
gerçekte suyun hareketi belirliyor.

Hayatin ne getireceğini hiçbirimiz bilemeyiz

------------------------

Bir insan kendini adadığında ilahi taktir de o yönde hareket edecektir.
Tüm olaylar diğer bir olayı desteklemek işin oluşur ve aksi taktirde hiçbir zaman ortaya çıkmaz.
Bir akarsu boyunca oluşan tüm olaylar sadece bir karardan doğar.
Hiçbir insanın hayal edemeyeceği tüm umulmadık durumlar, oluşumlar ve maddi destek bu şekilde elde edilebilir. Elinizden geleni ve hayal edebileceğiniz herşeyi yapmaya hemen başlayın.
Cesaret; deha, güç ve büyüyü de içinde saklar. Şimdi başlayın.

Goethe

------------------------

Küçük bir fikrin arkasındaki aktivite, bir dahinin uygulanmayan planından daha üretkendir.

James A. Worsham

------------------------

Ben bir işte nasıl başarılı olacağımı düşünmem. O işe neler mani olur diye düşünürüm. Engelleri ortadan kaldırdım mı iş kendi kendine yürür’.

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

------------------------

Onların peşinden gidecek cesaretiniz varsa, bütün rüyalar gerçek olabilir.

Walt Disney

------------------------

Damlayan su taşı deler. Taşı delen suyun gücü değil, damlaların sürekliliğidir.

Latin Atasözü

------------------------

İki insanın iyi geçinmesi hiç kusursuz olmalarıyla değil,
birbirlerinin kusurlarını hoş görmeleriyle sağlanır.

Abraham Lincoln

-------------------------
Bildiğini bilenin, arkasından gidiniz.
Bildiğini bilmeyeni, uyandırınız.
Bilmediğini bilene, öğretiniz.
Bilmediğini bilmeyenden, kaçınız.

KONFIÇYÜS

-------------------------

Mutluluk beklemekle ele geçmez...
Bilin ki o da sizi bir yerde bekliyor!

Hakan Yandım

-------------------------

__v_.jpg

seni_ozledim3_1_.jpg

loveyou.gif

ne_olur_gitme.jpg

manzara-kart2.jpg

senin_i_in.jpg

ssssss.gif

sevgi10083.jpg

sevgi_ask28_1_.jpg

seni_ozledim3_1_.jpg

hay_rs_z_m.jpg

askisin.gif

sevgi.jpg

mut3.jpg

mutlu.jpg

mutlu_1.jpg

sevg_.jpg

tukenmek.jpg

vuslat.jpg

sevgi.jpg

AŞKIM YADİGAR KALACAK SANA

Yüreğim ne dediyse onu dinledim ben.
Kimi işaret ettiyse ona yöneldim.
Şimdi sen diyor da başka bir şey demiyor.
Ansızın bastıran bir yağmura hazırlıksız yakalanır ya insan,
işte öyle ıslattı beni aşkın.
Seni bekledim ben.
Yüreğimdeki heyecanı, gözlerimdeki yeşili,
dudaklarımdaki ateşi, ellerimdeki titremeyi,
küçük dokunuşları sana sakladım.

Ne sen beni bilirdin ne ben seni
ama bir yerlerdeydin ve mutlaka gelecektin.
Ve bir gün çıktın karşıma.
İşte o gün sevdaya dair ne kadar tortu varsa içimde eridi gitti.
Çocuk oldum yeniden.
Hani bıraksan yemyeşil bir kırda
bağıra çağıra şarkı söyleyip koşarım.
Seni bulmanın coskusunu hiç bitmeyecek bir enerjiyle yaşarım.
Seninle yep yeni bir hayatın başladığını biliyorum.
O hayatın içinde vazgeçilmez kıldığım tek şey sensin.

Bilirim, bu şarkı korkutur bazen insanı.
Neler oluyor diye sormadan
bir duygu selinin içinde bulursun kendini.
Ama zaten aşk öyle bir şey değil midir?
Sorarsan planlarsan onun adına aşk denir mi?
Bırak kendini, bırak ki aşkın büyüsü sarsın seni.
Kendini o eşsiz duyguların ferahlığına bırak.
Tut elimi birlikte çıkalım bu yolculuğa.
Yarınsız zamanların iki yolcusu olalım.
Kaygısızca yaşayalım aşkı, eriyelim birbirimizde.
Yüreklerimiz birbirimiz için atsın,
soluklarımız birbirine karışsın
Tutkunun alevleri dalga dalga sararken bedenlerimizi.

Gidersen... Gözümdeki son parıltıyı da alır götürürsün.
Bir zemherenin ortasında titrerken bırakırsın beni.
Ama merak etme ayakta kalırım ben.
Tıpkı fırtınaların boynunu eğip yıkamadığı kavak ağaçları gibi.
Senden bana yadigâr kalan her anıyı
bir kez daha bir kez daha yaşarım.
Aşkım da benden yadigar kalır sana

2kalp1qa.gif

liebe001122we3db.gif

rui578261jw.jpg

heyo_1_.gif

erzurumsevdalisi@mynet.com

eposta002.gif

akturk_emin@hotmail.com